Şişmanlık Ameliyatlarında Tecrübelerimiz (Cerrahi Deneyimleri)

Morbid Obezite Cerrahisi Sonrası Takip Nedir? Türkçapar Bariatrics Hasta Takibi

Obezite cerrahisi sonrası hep adından bahsettiğimiz takip acaba nedir? Hastaları nasıl takip ediyoruz? Hangi açılardan, hangi parametreler ve hangi metotlarla hastaların takibini gerçekleştiriyoruz? Obezite cerrahisi bittikten sonra hastaların özellikle cerrah, diyetisyen, psikolog ve en önemlisi hastanın dahili problemlerinin ki bunun içerisinde şeker olabilir, yüksek tansiyon olabilir. Kompleks olarak, bir bütün olarak ameliyat sonrası da incelenmesi, tedavi edilmesi veya ek tedaviler uygulanması gerekebilir. İlk olarak biz hastayı ameliyat öncesi oluşan şeker, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması gibi risk faktörleri açısından değerlendiriyoruz. Ameliyat öncesi birçok testlerle incelediğimiz bu hastaları aynı zamanda psikolojik olarak veya duygusal yeme bozukluğu veya diyetler açısından da ayrıca inceliyoruz. Şimdi bakalım takip neler yapıyoruz? Obezite yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp damar hastalığı, dolaşım bozuklukları, eklem problemleri gibi birçok yandaş hastalığı da beraberinde getiriyor. İşte ben tam bu aşamada sizlerle birlikte olacağım. Ameliyat olmuş ve Türkçe bariatrik ailesine katılan her hastamızın her türlü dahili problemlerinde bu hastalıkların yavaş yavaş çözüldüğü aşamada sizlerin ilaçların ayarlanması Tedavilerinizin yeniden düzenlenmesi özellikle. yine olası bir vitamin eksikliğine bağlı bir saç dökülmesi veya olası karşılaşabileceğiniz problemleriniz de yanınızda olacağım. Obezite cerrahisi geçiren bireyler hayatlarında kalıcı ve köklü değişimler yaşamak isterler. Ancak bazen obezite cerrahisi sonrasında karşılaşılan zorluklar bu kalıcı ve köklü değişimlerin yaşanmasına engel olabilir. Ya da önceden var olan ruhsal problemler yine bu kalıcı ve köklü değişimlerin yaşanmasına engel teşkil bu noktada psikolojik destek açısından obezite cerrahisi öncesinde herhangi bir ruhsal problemin olup olmadığı, duygusal yeme davranışının olup olmadığı, eğer varsa bu durumun ameliyata engel teşkil edip etmediği ya da ameliyat sonrasında tedavi uyumunu bozacak herhangi bir sorun yaratıp yaratmadığı kliniğimizce takip edilmektedir. Özellikle operasyon öncesi dönemde yeme bozukluğu geçmiş varsa hastalarımızın operasyon sonrası dönemde de bu noktada psikolojik destek alması çok önemlidir. Evet obezite cerrahisinde takip çok önemli. Öncelikle bize obezite cerrahisi için başvuran hastalarda geniş parametrede bir check up yapıyoruz ve bütün vitamin değerlerine hastaların bakıyoruz. Eksikleri olursa bunları tamamlıyoruz, yerine koyuyoruz. Biz bütün hastalarımızın bilgilerini ameliyat öncesi bilgilerini ve sonrası verilerini dijital ortamda ve dosya halinde detaylı bir şekilde kaydediyoruz. Ve bu şekilde hastalarımızı uzun dönemde şeker hastalığı, karaciğer yağlanması, böbrek fonksiyonları, kolesterol durumları, vitamin değerleri bakımından da detaylı bir şekilde takip altında tutuyoruz. Türkçe Barbariatrik ailesi olarak öncelikle hastalarımıza ömür boyu diyetisyen takibimizin olduğunu hatırlatmak isterim. Cerrahinin uzun süreli ve başarılı olması hastaların ömür boyu yapacağı beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine çok bağlıdır. Bu konuda yapılan araştırmalar ameliyat sonrası diyetisyen takibini sürdüren hastaların daha başarılı bir şekilde kilo verdikleri, vücut kitle endekslerinin daha fazla azaldığını göstermektedir. Merhaba, son beş yıldır bariatrik hastalarla çalışan ve bu konuda tecrübeli hemşire olarak ameliyat olmaya karar veren hastalarımızın yapılacak olan tetkik süreçlerinde yanında oluyorum. Ameliyat sonrasında da hastaları hocaların belirlediği periyotlarla arayarak yapılması gereken tetkiklerinin yapılmasını planlıyorum. Ayrıca sormak istedikleriniz veya ettikleriniz için beni arayabilirsiniz. Burada aylık hasta destek toplantılarının arka planında çalışıyorum. Klinik olarak hastalarda sadece doktorların, telefonları ve tek yönlü olarak sadece onların bizi araması üzerine değil, çok yönlü iletişim sağlıyoruz. Internet üzerinden sosyal medya hesaplarımız üzerinden, kurduğumuz WhatsApp grubu üzerinden ve ben tüm bunların düzgün işlemesini ve ki taraf arasındaki iletişim düzgün olmasını sağlıyorum, bunları takip ediyorum.

Tüp Mide Ameliyatı Yaptığımız Cerrahlar; Morbid Obezite Cerrahisini Anlatıyor.

Neredeyse kendimi bildim bileli kiloluydum aslında. O orta birden beri diyebilirim. O kadar çok yöntem denedim ki bu işi yaparken diyetisyene gittim, hipnoz yaptırdım. Akupunktura gittim. Çeşitli kendi bildiğimiz medyadan duyduğumuz diyetleri yaptım. Ama sonunda hiçbirinde başarılı olamadım ve hayatımın büyük bir bölümünü aşırı kilolu yani morbit obez olarak geçirdim aslında. Son yıllarda kilo al gittikçe artmıştı. Ve en sonunda daha kalıcı bir çözüm bulmaya karar verdim. Aslında yeni gelişiyor bu ameliyatlar Türkiye'de. Avrupa'dan ve Amerika'dan biraz daha gecikmiş durumdayız bu işlere başlamakta. Neden daha yavaş gelişiyor? Bence insanlar medyadan duydukları şeylerden. Çok fazla etkileniyorlar. Medyaya çoğu zaman iyi olumlu yönleri yansıtılmıyor bu ameliyatın. Hep sansasyonel ve kötü olan, kaybedilen hastalar, komplikasyon hastalarla yansıtılıyor daha çok. Onun için de insanlarda bu ameliyatlara karşı bir ön yargı oluşuyor. Halbuki diğer ameliyatlarla kıyasladığımızda iyi bir cerrahın elinde bu ameliyatın başka bir ameliyattan çok fazla bir riski olduğunu düşünmüyorum. Her ameliyatın tabii ki belli bir riski var. Ama mide ameliyatları daha risklidir demek bilimsel olarak da çok doğru değil. Zor bir soru, zor bir cevap. Aslında kolay bir cevap. Yani çok fazla şey değiştirdi diyebilirim. Birincisi sağlığınızla ilgili değişiklikler oluyor tabii ki. Kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon, aşırı kilo nedeniyle belinize, kalçanıza, dizlerinize binen yük nedeniyle yaşadığınız eklem rahatsızlıkları, bu ameliyatla verdiğiniz kilolarla bunların birçoğundan ya da aza indiriyorsunuz. Bu tabii ki büyük bir rahatlama sağlıyor. Fiziksel olarak size rahatlama sağlıyor. Bunun dışında tabii ki psikolojik olarak da çok fazla etkisi var. Kilo verdikçe daha kendine güvenen, daha rahat, daha rahat sosyal ilişkiler kurabilen insanlar haline geliyorsunuz. Aslında şişmanlar mutludur denir ama bu bir maskedir çoğu zaman şişman insanlar arasında. Zayıfladıkça daha özgüvenli, daha mutlu insanlar siz mutlu oldukça siz kendinizi sevdikçe çevrenizle olan ilişkiniz iyileşiyor, ailenizle olan, ilişkiniz, eşinizle olan ilişkiniz, çevreniz değişiyor. Ve daha mutlu, daha özgüvenli, daha rahat hayattan zevk alan insanlar haline geliyorsunuz. Fiziksel aktiviteleriniz rahatlıyor. Daha önce yapamadığımız şeyleri yapıyorsunuz. Daha rahat spor yapabiliyorsunuz. Alışverişe çıktığınız zaman daha hayattan zevk insanlar oluyorsunuz. Aslında başlı başına moral motivasyon olarak sizi çok değiştiriyor bu ameliyatla verdiğiniz kilolar. Biraz önceki sorunuza cevap verirken aslında bu ameliyatların diğer ameliyatlardan çok riskli ameliyatlar olmadığını söyledim. Ama bunun altına bir parantez açmak gerekir aslında. Bu işle uzun süre ilgilenmiş vaka sayısı çok doğru olarak bu işi yapan bir cerrahın elinde bu ameliyatın riskinin az olduğunu söylemek daha doğru olurdu. Onun için ameliyat olmaz olmayı düşünen hastalara bir kere her şeyden önce şunu söylemeliyim. Eğer diğer yolları ve kilo vermekte başarılı olamadıysanız ameliyat olmanızı gerçekten ben ameliyat olmuş biri olarak öneriyorum. Ben kendi hayatımda bunun faydasını ve artılarını çok fazla gördüm. Ama doğru ekibe, doğru cerraha bu işi hakkıyla yapan kişilere ameliyat olmak. En doğrusu bu işi yaparken. Tabii ki obezite cerrahisinin hızla yayılmasıyla pek çok ekip, pek çok insan pek çok meslektaşımız bu işi yapar hale geldi. Ama yeter vaka sayısına sahip. Bu işte yeterince tecrübe edilmiş, işini hakkıyla yapan ve en önemlisi ameliyat sonrası size destek olacak moral motivasyon sağlayacak, diyetinize yardımcı olacak, psikolojinizi destekleyecek bir ekibe sahip bir cerrahla çalışmak ona teslim olmak bence en doğrusu. Ben neden Ahmet Bey'i seçtim? Ahmet Bey'le biz uzun yıllardır tanışıyoruz. Birlikte ihtisas yaptık. Kendisi benim kıdemlimdi. Uzun süre birlikte çalıştık. Ama onun dışında da bu işi yapan bir sürü arkadaşım vardı tabii ki. Ahmet Bey'in ekibine güvendiğim için, kendisine güvendiğim için ve bu işi eee layığıyla yaptığını düşündüğüm için ben kendisine ameliyat olmayı tercih ettim. Hiç de pişman olmadım. Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Kimler Geri Kilo Alır?

Aslında şişmanlık cerrahi sonrası ameliyatlara göre geri kilo kazanımı yüzde yirmi ila on oranında değişmektedir. Gerek kilo kazanımı yani tekrar kilo almayı aslında iki sınıfa ayırmamız lazım. Bunlardan birincisi elli kilo, altmış kilo verip, hafif ılımlı kilo alışları, yani beş kilo, on kilo gibi. Bu apayrı bir gruptur. Diğer grup ise ameliyattan sonra özellikle ikinci yıldan itibaren eski kilolarına doğru bir gidiş olmasıdır. Yani elli kilo vermiştir hasta. Fakat Yıl sonrasında yirmi kilo, otuz kilo geri kazanmıştır. Bu gruptaki hasta aslında yüzden beş civarındadır. Geri kilo almaların en önemli nedeni hastaların ameliyatı sadece bir mekanizma olarak görüp her şeyi ona bırakmaları. Yani kendilerinin yapacağı şeyleri yapmamaları. Yapacakları da hastalarımızın çok basittir. Bir Ekiplerin uyarılarına ve takiplerine dikkat etmek. En önemlisi duygu yeme bozukluğu varsa bunu aşmak. Üçüncüsü ve en önemlisi bunun verilmiş bir anahtar olduğunu ve bu anahtarı iyi kullanmanın gerektiğini iyice özümseyerek titizlikle yeni hayatına, yeni bir anlam katmak. Bu anlamın içerisinde doğru beslenme ve mutlaka sporun konması şarttır. <br> <br> Elbette spor alışkanlığı olmayanlar için bu çok güç olabilir. Ama spor bizim klinik basit egzersizler rehberiyle sizlere zaten kazandırılacak. Bu sizin çok vaktinizi alacak bir süreç değildir. Geri kilo alımlarındaki nedenler aslında çok uzun bir konferans konusudur. <br> <br> Ama kabaca söylemek gerekirse ilk yapılan ameliyatta tecrübesizliğe bağlı olarak mide küçültme işleminde özellikle etrafı yağ ile sarılı midelerde midenin büyük bırakılması. Midenin bırakılan vakalarda bazı bölgelerde özellikle darlıklar olması da buna neden olabilir. İkincisi hastanın ameliyat sonrası dönemde ağızda eriyenler dediğimiz başta çikolata olmak üzere çerezler olmak üzere kolay ve çabuk tüketilebilir gıdalara yönelmesidir. Bu özellikle ülkemizde ben ona çerezcilik diyorum. Çerezcilik yoluyla vakit geçirmek yüksek kalori almayla sonuçlanabilir. Tabii ki sıvı alımı, alkol alımı gibi kötü alışkanlıkların da devam etmesi oldukça hastanın geri köle olması için önemli nedenlerden birisidir. <br> <br> Sonuç olarak bugün için diyetlerle, sporla çok aşırı kilolu hastaların tamamen kurtulma olasılığı sadece yüzde üç ila beş arasındadır. İyi kullanırsanız yüzde doksan oranında bu kötü zararlarıyla yaşam sürenizi kısaltan hastalıktan kurtulmuş olursunuz.