Obezite Cerrahi Sonrası 4. Ayda 40 Kg Veren Danışanımız

Tüp Mide Ameliyatı Yaptığımız Cerrahlar; Morbid Obezite Cerrahisini Anlatıyor.

Neredeyse kendimi bildim bileli kiloluydum aslında. O orta birden beri diyebilirim. O kadar çok yöntem denedim ki bu işi yaparken diyetisyene gittim, hipnoz yaptırdım. Akupunktura gittim. Çeşitli kendi bildiğimiz medyadan duyduğumuz diyetleri yaptım. Ama sonunda hiçbirinde başarılı olamadım ve hayatımın büyük bir bölümünü aşırı kilolu yani morbit obez olarak geçirdim aslında. Son yıllarda kilo al gittikçe artmıştı. Ve en sonunda daha kalıcı bir çözüm bulmaya karar verdim. Aslında yeni gelişiyor bu ameliyatlar Türkiye'de. Avrupa'dan ve Amerika'dan biraz daha gecikmiş durumdayız bu işlere başlamakta. Neden daha yavaş gelişiyor? Bence insanlar medyadan duydukları şeylerden. Çok fazla etkileniyorlar. Medyaya çoğu zaman iyi olumlu yönleri yansıtılmıyor bu ameliyatın. Hep sansasyonel ve kötü olan, kaybedilen hastalar, komplikasyon hastalarla yansıtılıyor daha çok. Onun için de insanlarda bu ameliyatlara karşı bir ön yargı oluşuyor. Halbuki diğer ameliyatlarla kıyasladığımızda iyi bir cerrahın elinde bu ameliyatın başka bir ameliyattan çok fazla bir riski olduğunu düşünmüyorum. Her ameliyatın tabii ki belli bir riski var. Ama mide ameliyatları daha risklidir demek bilimsel olarak da çok doğru değil. Zor bir soru, zor bir cevap. Aslında kolay bir cevap. Yani çok fazla şey değiştirdi diyebilirim. Birincisi sağlığınızla ilgili değişiklikler oluyor tabii ki. Kalp hastalığı, şeker hastalığı, hipertansiyon, aşırı kilo nedeniyle belinize, kalçanıza, dizlerinize binen yük nedeniyle yaşadığınız eklem rahatsızlıkları, bu ameliyatla verdiğiniz kilolarla bunların birçoğundan ya da aza indiriyorsunuz. Bu tabii ki büyük bir rahatlama sağlıyor. Fiziksel olarak size rahatlama sağlıyor. Bunun dışında tabii ki psikolojik olarak da çok fazla etkisi var. Kilo verdikçe daha kendine güvenen, daha rahat, daha rahat sosyal ilişkiler kurabilen insanlar haline geliyorsunuz. Aslında şişmanlar mutludur denir ama bu bir maskedir çoğu zaman şişman insanlar arasında. Zayıfladıkça daha özgüvenli, daha mutlu insanlar siz mutlu oldukça siz kendinizi sevdikçe çevrenizle olan ilişkiniz iyileşiyor, ailenizle olan, ilişkiniz, eşinizle olan ilişkiniz, çevreniz değişiyor. Ve daha mutlu, daha özgüvenli, daha rahat hayattan zevk alan insanlar haline geliyorsunuz. Fiziksel aktiviteleriniz rahatlıyor. Daha önce yapamadığımız şeyleri yapıyorsunuz. Daha rahat spor yapabiliyorsunuz. Alışverişe çıktığınız zaman daha hayattan zevk insanlar oluyorsunuz. Aslında başlı başına moral motivasyon olarak sizi çok değiştiriyor bu ameliyatla verdiğiniz kilolar. Biraz önceki sorunuza cevap verirken aslında bu ameliyatların diğer ameliyatlardan çok riskli ameliyatlar olmadığını söyledim. Ama bunun altına bir parantez açmak gerekir aslında. Bu işle uzun süre ilgilenmiş vaka sayısı çok doğru olarak bu işi yapan bir cerrahın elinde bu ameliyatın riskinin az olduğunu söylemek daha doğru olurdu. Onun için ameliyat olmaz olmayı düşünen hastalara bir kere her şeyden önce şunu söylemeliyim. Eğer diğer yolları ve kilo vermekte başarılı olamadıysanız ameliyat olmanızı gerçekten ben ameliyat olmuş biri olarak öneriyorum. Ben kendi hayatımda bunun faydasını ve artılarını çok fazla gördüm. Ama doğru ekibe, doğru cerraha bu işi hakkıyla yapan kişilere ameliyat olmak. En doğrusu bu işi yaparken. Tabii ki obezite cerrahisinin hızla yayılmasıyla pek çok ekip, pek çok insan pek çok meslektaşımız bu işi yapar hale geldi. Ama yeter vaka sayısına sahip. Bu işte yeterince tecrübe edilmiş, işini hakkıyla yapan ve en önemlisi ameliyat sonrası size destek olacak moral motivasyon sağlayacak, diyetinize yardımcı olacak, psikolojinizi destekleyecek bir ekibe sahip bir cerrahla çalışmak ona teslim olmak bence en doğrusu. Ben neden Ahmet Bey'i seçtim? Ahmet Bey'le biz uzun yıllardır tanışıyoruz. Birlikte ihtisas yaptık. Kendisi benim kıdemlimdi. Uzun süre birlikte çalıştık. Ama onun dışında da bu işi yapan bir sürü arkadaşım vardı tabii ki. Ahmet Bey'in ekibine güvendiğim için, kendisine güvendiğim için ve bu işi eee layığıyla yaptığını düşündüğüm için ben kendisine ameliyat olmayı tercih ettim. Hiç de pişman olmadım. Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Mide Küçültme (Tüp Mide) Ameliyatı Sonrası Kaçak Oluşmasının Nedenleri...

Obezite cerrahisi sonrası kaçaklar en çok merak edilen ve korkulan bir komplikasyon. Kaçakların oluşmasındaki en önemli faktör tabii ki bu hastalarda kullandığımız dikiş, mideyi çıkardığımız zaman kullandığımız zımba ve dikiş teknikleriyle ilişkili. Bu ameliyatlarda dediğimiz elimde göreceğiniz eee bu tip aletler kullanıyoruz. Bu özelliği üçer sıra dikiş atması ve orta yerdeki bıçak ile de o dokuyu kesmesi. Örneğin şunu mide olarak görürseniz kapatıyoruz. Ve buradan ateşlediğimiz sıranın üçer sıra zımba atıyor ve ortası da kesiyor. Tabii bu son derece güvenli aletler ama zımbaladığımız yerlerde genellikle doku kesildikten sonra kanamalar ve her iki zımbanın bitiş yerinde de oradan sızıntı riskleri var. Tüp mide mide küçültme ameliyatları sonrasında en çok sızıntı görülen yerler tüp midenin en tepe noktası. Çünkü mide bir muz şekline geldiği için ve çıkışının da kapalı olması yani pilor dediğimiz kapak ile kapalı olması nedeniyle yedikleri yukarı doğru bir basınç yapıyor ve en zayıf yerde yukarısı olduğu için oradan sızma yapabiliyor. <br> <br> Açıkçası yirmi beş yıllık geçen obezite cerrahisinde kullanımında bu tür komplikasyon yaklaşık beş bin vakada bir tane gördüm. O da zaten ikinci defa ameliyata aldığımız bir çevirdiğimiz tüp mideydi. Onun dışında herhangi bir kaçak görmüyoruz. Ama dünya genelinde bu oran yüzde bir oranda yani yüz hastanın birinde kaçak görülüyor. Ülkemizde ise maalesef bu kaçak oranı yüzde sekizlere çıkmış durumda. Yüzde sekize. Niye ülkemizde çok görülüyor? Çünkü en önemli neden bu ameliyatlara bir anda başlayan cerrah sayısının biraz fazla olması. Yani tecrübe eksikliği. Sadece zımbalarıyla ameliyatın bitirilmesi, oraya dikiş veya güçlendirici materyallerin kullanılmaması ve en önemlisi de dokuların iyi seçilememesi eee içerisine başka dokuların girmesi önemli bir neden içerisine başka dokuların girmesi önemli bir neden kaçaklarda teknik hatalardır. Kaçakların en önemli nedeni teknik hatalardır. Hastaya ait faktörler son derece azdır. Yani çok yediği için, çok anormal derecede tıka basa yediği için kaçak görünme olasılığı aslında zordur. <br> <br> Kaçak genellikle ilk bir hafta içerisinde olur. O yüzden hastaların bu bir haftalık sürece dikkat etmesi gerekir. Bir hafta sonrasındaki de kaçaklar görülebilir. Biz bunlara geç kaçaklar diyoruz. Bir aylık dönemde ve bir aydan sonra da. Ama bunlar genellikle tespit edilmemiş erken dönemde olan kaçaklardır. Sonradan iyice orada biriken, apseleşen ve bir gıdaların yapmış olduğu tabloyla ortaya çıkar. Kaçaktan korunmak için bir defa hastalarımızın doktor seçimine çok dikkat etmesi lazım. Bu konuda tecrübeli doktorlar araştırmaları lazım. Daha önce kaçakları var mı, nasıl tedavi etmişler? Erken müdahale etmişler mi? Bu konuya dikkat edilmesi lazım. Bu konu son derece önemli. Çünkü olmaması gereken komplikasyonları medyada duyuyoruz. Olmaması gereken ölümleri, çünkü kaçak olduğu zamanda ölüm olmaması gerekiyor. <br> <br> ​​​​​​​Çünkü kaçakların bugün tedavi mümkün ama maalesef ülkemizde bunlar doluyor. Bu nedenle hastalarımızın da bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Bu ameliyat basit bir ameliyat değildir. Araştırılması gereken bir ameliyattır. Ameliyat olarak da malzemelerin, yani şu kullandığınız malzemelerin bir defa kullanıp atılması önemlidir. Bu ameliyatlar son derece teknik ameliyatlardır. Ameliyatlarda kullanılır ama bilinmeli ki bu aletler bir defa kullanılması lazım. Birkaç defa kullanırsa tutuklu mesela şimdi gördüğünüz gibi ben bunu on beş defa sıkarsam mesela açılmıyor. Şurada gördüğünüz gibi çünkü çok kullanıldı. O yüzden biz prensip olarak her ameliyatta bir tane kullanıp açabiliyoruz. Açtım ama bayağı uğraştım. İşte açarken bu dokular zedelenebilir. Bıçak körleşebilir. O yüzden bu her ameliyatta bir defa kullanılıp başka hastaya kullanılmaması gerekir. Çok önemli bir nokta.